RayHaber

RaillyNews

BulmacaCevap

OtonomHaber

Absolut Kulak Nedir?

Absolut kulak, harici bir referans perdesi kullanılmadan bir müzik tonunun perdesini tanımlama yeteneğidir. ‘‘Perfect Pitch, Mutlak Kulak, Absolute Pitch’’ gibi birçok isim ile karşımıza çıkabilir. Absolut kulak özelliğine sahip insanlar toplumun yüzde 0,01’lik bir bölümünü oluşturur. Müzik camiası baz alındığında ise ortalama yüzde 15’lik bir kesim absolut kulağa sahiptir.

Müzik kulağı ile absolut kulak karıştırılmamalıdır. Müzik kulağı sonradan kazanılabilen ve geliştirilebilen bir özelik olurken absolut kulak doğuştan gelir. Absolut kulak, yapılan çalışmalarda genetik bir özellik olduğu konusunda bilgiler de mevcuttur.

Arkansas Üniversitesi Müzik Kavrama Laboratuvarı Direktörü Elizabeth Hellmuth Margulis’e göre mutlak kulak 10.000 insandan birinde bulunuyor ancak bir geri kalan 9.999 kişi de absolut kulağa benzer özellikler taşıyor.

Absolut kulağa sahip kişi, seslerin birbirine olan uyumuna ve aralıklara bakarak, aralarındaki detonasyonu anlayabilir. Senfonik eserlerdeki solo enstrümanların entonasyon(ses uyumu) problemi yaşaması bile, bu kişileri rahatsız edebiliyor. Bu nedenle absolut kulak, bir dinleyici için pek de avantajlı bir durum olmayabilir.

Müzik pedagogları tarafından erken yaşta verilen müzik eğitimlerinde Yamaha ya da Suzuki Metodu gibi farklı metotlar kullanılmıştır.

Yapılan bir başka araştırmada ise absolut kulak yeteneğinin keşfedilmesi konusunda Asyalı ülkelerin, diğer ülkelere oranla çok daha ileride olduklarını söylemektedir.

Absolut duyuş özelliğine sahip müzisyenler:  Mozart, Beethoven, Chopin, Michael Jackson, Mariah Carey, Frank Sinatra, Freddie Mercury, Jimi Hendrix

Michael Jackson, 2009 yılında bir şarkı kaydında, 5 dakikalık bir şarkı için 3 saat ısınma yapmaktan rahatsız olduğunu bildirmiş.

Florence Henderson, mükemmel şarkı söyleme yeteneğinden dolayı üniversite bursu almış ve New York’taki Amerikan Dramatik Sanatlar Akademisine katılmış.

Wolfgang Amadeus Mozart, henüz üç yaşındayken kendisinden beş yaş büyük olan kız kardeşi Maria Anna’nın çaldığı klavsen parçalarını belleğine yerleştirip kendi kendine çalmaya başlamış.

Ludwig van Beethoven, 5 yaşından itibaren yoğun müzik dersleri almaya başlamış.

Jimi Hendrix, gitarı ilk öğrenmeye başladığında akord cihazı olmasa da rahatlıkla doğru akorları bulup gitarını akort edebilmiş.