Güncel Kurlar


Yüksek Hızlı Trenlerle Seyahat Eden Yolcu Sayısı 58 Milyonu Geçti

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı himayesinde düzenlenen, geleceğin ulaşım ve haberleşme sistemlerinin ele alınacağı 12. Ulaştırma ve Haberleşme Şurası, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda başladı. Demiryollarının öncüsü Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın da (TCDD) iştirak ettiği Şûra’da 55 farklı ülkeden ulaştırma bakanları ve bakan yardımcılarının yanı sıra sektör profesyonelleri de bir araya geldi.

Şura kapsamında “Milli Ulaşım ve Altyapı Politikası” vizyonuyla Transporttech Conference, Ulaştırma Bakanları Yuvarlak Masa Toplantısı, sektör oturumları, ikili görüşmeler ve paneller gerçekleştirilecek.

6-8 Ekim tarihlerinde düzenlenecek olan Ulaştırma ve Haberleşme Şurası’nın ilk gününe Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, ITF Genel Sekreteri Young Tae Kim, TCDD Genel Müdürü Metin Akbaş ve haberleşme, ulaşım sektörünün ulusal ve uluslararası temsilcileri katıldı.

“ULAŞIM VE İLETİŞİM DÜNYASI’NIN KALBİ İSTANBULDA ATACAK”

Şura kapsamında çok sayıda ülkeden sektör temsilcilerinin Türkiye’de buluştuğuna işaret eden Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, 12. Ulaştırma ve Haberleşme Şurası çerçevesinde 3 gün boyunca ulaşım ve iletişim dünyasının kalbinin İstanbul’da atacağını söyledi. Bakan Karaismailoğlu, Haberleşme ve ulaştırma sektörlerinin, küresel dünyada ekonominin temel sütunları arasında yer aldığını belirterek, iletişim ve ulaşım çağının hayli gelişmiş bir safhasının yaşandığına dikkati çekti.

Bakan Karaismailoğlu, artık ülkelerin sağlıklı bir iletişim ve ulaşım altyapısına sahip olmadan küreselleşen dünyada rekabet etmesinin mümkün olmadığını belirterek, şunları kaydetti: “Teknolojinin ilerleme ve yeniliklerinin, zamanın akışını hızlandırdığı bir bilgi çağında yaşıyoruz. Artık uzak-yakın, bilinen-bilinmeyen, tanıdık-yabancı gibi kavramlar anlamsızlaştı, sınırlar şeffaflaştı, karşılıklı etkileşimin önündeki engeller büyük ölçüde kalktı. Toplumlar, sadece kendilerine sunulanı değil, her alanda dünyada en iyi olanı, anında talep etmeye başladılar. Birkaç saatlik iletişim kesintisinin bile toplumda oluşturduğu rahatsızlığa ve yerli ve milli uygulamaların ne kadar gerekli olduğuna çok yakında bir kez daha hep birlikte şahit olduk. Neticede, şeffaflık, özgürlük, adalet, hesap verebilirlik ve iyi yönetim artık sadece dünyanın imtiyazlı bir bölümü için değil, tamamı için geçerli değerler haline dönüştü. Bunu anlamayan, reddeden, dönüşüme ayak uyduramayan ülkelerin, olayların ve zamanın arkasında kalacakları da açıktır. Şu tartışmasız bir gerçektir ki, teknolojiye gem vurmak mümkün değildir. Çünkü bugün hayal edilenler yarının gerçeklikleridir. Teknolojik gelişmeler, yarının dünyasını bugünkünden çok daha şeffaf hale getirecek ve hiçbir şeyi dar bölgeler içerisinde bırakmayacaktır. Ülkelerin dünya ve çağın gereklerine entegre stratejiler dahilinde, ulaşım ve iletişim altyapılarına yatırım yapması şarttır.”

Bakan Karaismailoğlu, üç kıtanın kesiştiği noktada bulunan, jeopolitik ve jeostratejik konumuyla Türkiye’nin ulaştırma ve haberleşme stratejisini, bölgesel ve küresel boyutlarıyla planlanmasının ayrı bir önem taşıdığına dikkati çekti. Her şeyden önce, dünya üzerinde bir coğrafi alanın bölge olarak adlandırılabilmesi için ülkeler ve halklar arasında iletişim ve etkileşimi mümkün kılacak haberleşme ve ulaşım ağlarının olması gerektiğini bildiren Karaismailoğlu, bunun tarih boyunca da böyle olduğunu dile getirdi.

Karaismailoğlu, Türkiye’nin avantajlı konumuna dikkati çekerek, konuşmasına şöyle devam etti: “Ülkemiz 4 saatlik bir uçuş ile 1 milyar 650 milyon insanın yaşadığı, 38 trilyon dolar Gayri Safi Milli Hasıla’ya sahip ve 7 trilyon 45 milyar dolar ticaret hacmi bulunan 67 ülkenin de merkezindedir. Söz konusu jeostratejik konumumuzdan hareketle, ulaşım ve iletişim stratejilerimizi küresel ve bölgesel şartlar ışığında yeniden tanımlamak ve bu stratejileri her daim güncel tutmak Türkiye için vazgeçilmezdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadesiyle ‘Siyaset demek, ülke için eser üretmek, millete hizmet etmek demektir.’ 19 yıldır bu anlayışla çalışıyor, ulaşım ve iletişim alanında gerçekleştirilen yatırımlarla çehresi aydınlanan Türkiye’nin gelecek vizyonunu, dünyanın nabzını tutarak, teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek ve daima entegrasyonu merkeze koyarak şekillendiriyoruz. ”

“BUGÜNE KADAR 58 MİLYONUN ÜZERİNDE YOLCU YÜKSEK HIZLI TRENLER İLE SEYAHAT ETTİ”

Asya ile Avrupa arasında, Çin’den Londra’ya kadar uzanan Demir İpekyolu’nun Orta Koridoru’ndaki Türkiye’nin, uluslararası yük ve yolcu taşımacılığında stratejik öneminin çok büyük olduğuna işaret eden Karaismailoğlu, bu gerçeklikten hareketle demir yollarında bir reform süreci başlattıklarını bildirdi. Karaismailoğlu, 2003 yılına kadar el değmeyen demir yollarının tamamını yenilediklerini belirterek, şunları kaydetti: “Milletimizin yarım asırlık hayali yüksek hızlı tren hatlarını inşa ettik. Ankara-Eskişehir-İstanbul-Konya hızlı tren hatlarını ülkemize kazandırdık. Ülkemizi yeniden demir ağlarla örme hedefleri kapsamında demiryolu uzunluğunu 12 bin 803 kilometreye çıkardık. 3 bin 500 kilometre demiryolu inşaatı devam ediyor. Bugüne kadar 58 milyonun üzerinde yolcu yüksek hızlı trenler ile seyahat etti. Yüksek hızlı tren çalışmalarımızı burada bırakmadık. Sonuna geldiğimiz Ankara-Sivas ve Konya Karaman hızlı demiryolu hattı inşasını tamamlamak için çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Ayrıca Ankara-İzmir, Ankara-Bursa, Mersin-Adana-Gaziantep, Karaman-Ulukışla, Aksaray-Ulukışla-Yenice güzergahlarında da çalışmalarımız hızla devam ediyor. Bu çalışmaların yanı sıra sinyalli hat uzunluğumuzu yüzde 172, elektrikli hat uzunluğumuzu ise yüzde 180 arttırdık. Dünyanın en önemli ulaşım projelerinden biri olan Marmaray’la iki kıtayı birbirine deniz altından bağladık.”

“BAKÜ-TİFLİS-KARS DEMİRYOLU İLE ASYA’DAN AVRUPA’YA KESİNTİSİZ DEMİRYOLU BAĞLANTISI SAĞLADIK”

Adil Karaismailoğlu, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattını açarak Asya’dan Avrupa’ya kesintisiz demiryolu bağlantısı sağladıklarını, bu hattın; Pekin’den Londra’ya uzanan orta koridorun ve Kazakistan’dan Türkiye’ye uzanan Demir İpek Yolu’nun en stratejik bağlantı noktası haline geldiğini, demiryolu yük taşımacılığı alanında yeni bir çağ başlattığını söyledi. Karaismailoğlu, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattının Çin ile Türkiye arasındaki yük taşıma süresini 1 aydan 12 güne, Marmaray’ın bu hatta entegre olmasıyla da Uzak Asya ile Batı Avrupa arasındaki süreyi 18 güne düşürdüğünü bildirdi. Bakü-Tiflis-Kars hattında bugüne kadar toplam 1.133 tren, 20 bin 819 vagon ile 1 milyon 290 bin ton yük taşındığını aktaran Karaismailoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Uluslararası ve ulusal demiryolu işletmesiyle birlikte aynı zamanda kent içi raylı sistemlere de ciddi yatırımlar yapıyoruz. Türkiye genelinde 12 ayrı şehrimizde toplam 811,4 kilometre şehir içi raylı sistem hattı işletilmektedir. Bu hatların 312,2 kilometre uzunluğundaki bölümü Bakanlığımız tarafından yapılmıştır. İstanbul, Bursa, Ankara, Kocaeli, Konya, Kayseri ve Gaziantep olmak üzere 7 ayrı şehirde 14 hatta yaklaşık 185 kilometre uzunluğunda raylı sistem yapım çalışmalarımız devam ediyor. Demiryolu ulaşım ağımızdaki tüm bu başarılarımızı, yine aynı dönemde gelişen yerli ve milli demiryolu endüstrisi ile adeta taçlandırdık.

Ülkemizdeki raylı sistem araçlarının farklı bölümlerinin yapıldığı 3 önemli şirketi TÜRASAŞ çatısı altında birleştirerek ülkemizdeki raylı sistem üretim süreçlerinde yeni bir ivme ve sinerji yakaladık. TÜRASAŞ’ı Orta Doğu’nun en büyük raylı sistem araç üreticisi haline getirdik.”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, saatte 160 kilometre hıza sahip Milli Elektrikli Tren setinin test süreçlerini tamamladıklarını belirterek, “2022 yılında milli elektrikli lokomotifin seri üretimine başlayacağız. Saatte 225 kilometre hıza sahip Milli Hızlı Treni’n tasarım çalışmalarını tamamlayarak prototip üretim aşamasına geleceğiz.” dedi.

Bu projelerle birlikte metro, banliyö, tramvay tasarım ve üretimi dahil olmak üzere raylı sistem araçları üretiminde Türkiye için önemli bir aşamaya ulaşılacağını aktaran Karaismailoğlu, şunları kaydetti: “Bilindiği üzere, hava ulaşım faaliyetlerinde son yıllarda eksen kayması yaşanıyor. Küresel nüfus hareketleri ve ticari dengelere bağlı olarak hava ulaşım faaliyetleri, bugün hızla batıdan doğuya kaymaktadır. Daha önce de ifade ettiğim gibi Türkiye, coğrafi bakımdan üç kıtanın ortasındaki kilit konumuyla gelişmiş pazarlar ile gelişmekte olan pazarlar arasındaki uçuş rotaları üzerinde yer almaktadır. Bunları dikkate alarak 2003 yılından itibaren yürüttüğümüz hava ulaşım politikaları ve faaliyetleriyle dünyada en hızlı gelişim gösteren ülkelerden biri haline geldik. 2003-2021 yılları arasında 114 milyar liranın üzerinde havacılık yatırımı gerçekleştirdik.